Uzuuun bir pandemi arasından sonra ilk yurtdışı seyahatimiz oldu Dubai.. Daha önce iş için geldiğimde, ortalıkta dönen para, lüks, tüketim dikkatimi çekmişti. Bu kez çocuklarla tatil için geldiğimde ise şehirdeki eğlence, atraksiyon dikkatimi çekti. Tam olarak beceremesek de çocukların gözüyle baktığımızda her yanda ışıklar, rengarenk binalar, palmiye ağaçları, tropikal kuşlar, su sporları dolu deniz, uzun geniş harika bir plaj, devasa bir dönme dolap, her yerde küçük küçük dükkanlarda dondurma, şeker, abur cubur, Jeep safari, atv safari, su parkları, akvaryumlar, kapalı kayak pisti, muhteşem spor arabalar vesaire vesaire… Ha tabi bir de, esmer tenleri, beyaz dişleri ile sürekli gülümseyen, selamlayan, laf uzatan Hindistanlı ve Pakistanlılar..
Hiç bitmeyen bir yaz tatili modu ve sıcak iklim etkisiyle sakin, huzurlu, ağır kanlı insanlar, inanılmaz düzenli bir trafik, son derece güvenli bir ortam… Normalde coğrafyanın kader olduğuna inanlardanım, ama burada haritaya bakınca insan inanamıyor. Basra körfezinin bu yakası Dubai, Abu Dhabi, Bahreyn, Katar huzur ve varlık içindeyken, hemen karşısı İran, Irak, Afganistan’ın durumu malum...
Yıllar sonra nasıl bakacağız acaba bu maskeli fotograflarımıza ( arkada akvaryumun içindeki abisi )
Milano'dan sonra buradaki Expo'yu da görmek güzel bir tesadüf oldu, buradaki konsept Çevre idi.
Aşırı sıcak ayları saymazsak, Dubai yabancılar için yaşamak ya da tatil yapmak üzere harika bir lokasyon. Kış ayları Dubai ziyareti için çok doğru bir zamanlama, kaldığımız otelin Müdürü Elif hanım o kadar güzel tarif etti ki : Buradaki tüm lüks, şatafat, tantana bir yana, şöyle keyifle bahçede serin serin oturmak bir yana, en büyük lüks bu …
Kural : Güzel havaların tadını çıkar, açık alanda vakit geçirme fırsatını yakalarsan kaçırma...